Çok değerli ve muhterem Kardeşlerim, sayfamızı okuyan herkes bizleri az çok tanıyorlar. Biz acizane karınca kararınca Allah ve Resûlünün yolunda yürümeye gayret ediyoruz.. Her meslekte olduğu gibi ne yazıkki bu meslekte de bu ilmi kötüye kullanan ve tamamen ticarete döken bazı zavallılar bizleride kendileri gibi zannederek hakkımızda ileri geri konuşup dedikodu uydurabilirler. Kesinlikle biz büyücü değiliz, hatta medyum, falcı filanda değiliz. Onların çalışmalarıda tamamen bizimkinden farklıdır..Bu ilmin ticaretinide yapmıyoruz! Ayrıca kimsenin namusunda, parasında, malında mülkünde gözümüz olmaz, bu güne kadarda olmamıştırda..(Yıllardır Almanya'da ofisimiz mevcuttur ve bu güne kadar yalnız gelen bayanları dahi kabul etmedik) Bu notu buraya yazmamın nedeni ise; kesinlikle başkalarını karalamak değildir. Piyasadaki bazı bu işi kötüye kullananların yaptıkları çirkinliklerden korkanlar, bizleri arayıp artık medyumları hatta hocaları aramaya çekiniyoruz.. bu işi kötüye kullananlar çoğaldı diye dert yanmaktadırlar.. Bizleri her zaman güvenle arayabilir ve hakkımızda herhangi uygunsuz bir şey görür ve işitir, okursanız direk bize sormadan yada bizim kim olduğumuzu, bu ilmi nerde nasıl öğrendiğimizi, ve gerçekten üniversite tahsilimizi MISIR'da yapıp yapmadığımızı detaylı olarak araştırmadan kararınızı vermeyiniz! Piyasada Allah'dan korkmayan ve haramı helalı düşünmeyen çok insan var.. Olurya bizde insanız, bizimde eksiklerimiz olabilir, her zaman tavsiye ve önerilerinize açığız..Yine bazılarıda MSN'den bakım yaparmısınız diyorlar biz MSN filan kullanmıyoruz.. Maalesef MSN'de oyalanacak zamanımızda yok. Allah cümlemizin yar ve yardımcısı olsun..
Önemli Bir Not;

Kırk yaş şiiri

Rahmetini umarak

Günahkar bir dille;

Allah Azze ve Celle

Ya Rasulallah,

Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden,

Kalbimizden seyrediyoruz seni.

İşte

Bir yaşındasın,

Beni Sa'd yurdundasın

Sana süt anne olmadı kadınlar

Bu yüzden dargın bulutlar

Bir damla yağmur indirmiyor

Kıtlık hüküm sürüyor Beni Sa'd yurdunda

Minicik bir bulut var gökyüzünde

Sana aşık...

Ayrılmıyor başucundan

Ve insanlar yağmur duasında...

Hz.Halime kucağına alıyor seni

Yeryüzünde bir gölgelik...Seni güneşten korumak için

Oysa minicik bulut gökyüzünde

Sana meftun, sana kilitli...

Ve dua eden rahibin kucağındasın

Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip

Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da

Ama sen unutmuyorsun

Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun

O minicik bulut ilişiyor bakışlarına

Büyüyor, büyüyor...

Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan

Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini

Çoğusu bilmiyor seni...

Altı yaşındasın

Medine-i Münevvere yolundasın

Yanında aziz annen ve Ümmü Eymen

Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında

Sonra yolda, Ebva'da öksüzlük karşılıyor seni

Mekke'ye annesiz giriyorsun

Abdulmuttalip bir başka seviyor seni

Ebu Talip bir başka seviyor

Ya Rasulallah

Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında

Onlar anne deyince sen yere mi bakardın

Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı Ebva'ya

Kaç gece anne diye hıçkırdın

Efendim!

Senin yerine de anne dedik annemize

Senin yerine de baba dedik

Yirmi beş yaşındasın

Ve bambaşkasın

Kimse sana denk değil

Şefkat yayıyor kokun

Güven veriyor sesin

Sen Muhammed-ül Emin' sin

Otuz üç yaşındasın

Dalga dalga rahmet var

Otuz beş yaşındasın

Hadi gel bekletme yar

İniltiler çalıyor kapısını göklerin

Hadi gel bekletme yar

Sinesi çatlayacak Rasul bekleyenlerin...

Hadi gel ey Yâr!

Nurdağına davet var

İşte

Kırk yaşındasın

Hira Nur dağındasın

Cibril iniyor göklerden

Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor

Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan " Ah! " sın

Karanlık gecelerimize sabahsın

Sen Nebiyullahsın

Sen Habibullahsın

Sen Rasulullahsın

Niye incittilerki seni sultanım

Niye işkence yaptılarki sana

Ebu Talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar

Himayesiz kaldın diye mi

Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne

" Amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin " diyişin

Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza

Başına pislikler saçılıyor

Başlar feda o mübarek başına

Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar

Biri koşuyor Mekke sokaklarından sana doğru

Biri koşuyor ama sanki yere inmiş Arş-ı Âla

" Bu koşan kimdir " diye bir soru dolaşıyor boşlukta

Bu koşan kim?

Ve cevap veriyor biri:

Muhammed' in kızı Fatımatüz-Zehra

Velilerin anası...

Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın

Sana yeryüzünde en çok benzeyen

Gülmesi sen, ağlaması sen

" Ağlama kızım " diyişin geliyor aklımıza

Niye çıkardılar ki yurdundan seni

Himayesiz kaldın diye mi

Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni

Seni yetim bulup barındıranı

Seni alemlere rahmet kılanı

Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun

Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun

"Seni bizim elimizden kim kurtaracak" diyorlardı

Sen,

Sen " Allah! " diyordun

Allah Azze ve Celle

Semayı haşyet kaplıyordu

Sen " Allah! " diyordun

Arş-ı Âla titriyordu

Bedir' de " Allah! " diyordun

Üç bin melek iniyordu alaca atlarda

Yüz yirmi beş bin sahabi :

" Anam babam sana feda olsun " diyordu

Ya Rasulallah

Medine-i Münevvere sokaklarında yürüyordun

Neccar Oğulları'nın küçük kızları seni görünce

Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi

" Beni seviyor musunuz " diye sormuştun onlara

" Seni çok seviyoruz Ya Habiballah " demişlerdi

Sen de:

" Allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum" demiştin

Bu gün yaşayan gençler var

Neccar Oğulları'nın kızları diğil belki

Ama seni onlar da çok seviyor

Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar

Senden başka kimseleri yok

Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun

Altmış üç yaşındasın

Refik-i Âla duasındasın

Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu

Kenarları beyazdı

Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın

Ve mübarek ellerini dizine vurarak :

" Görüyor musunuz ne kadar güzel " demiştin

Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti :

" Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah, onu bana ver "

Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile

İstendiğinde katiyyen " hayır " demediğini bile bile

" Peki " dedin o zata

Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin

Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı

Aynı cübbeden yine yine diktiler

Ama giyinmek nasip olmadı

Haberler uçurmuştun Ebu Hureyre' nin diliyle :

" Benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler "

Ve Hz. Enes ile paylaşmıştın özlemini

" Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim"

Sultanım!

Ey Medine minberinde " ümmeti, ümmeti " diye hüznü giyen sevgili

Ey Mekke mihrabında alemler hesabına " Allah! " diyen sevgili

Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik

Rabbinden bize ne getirdi isen amenna

Duyduk, itaat ettik

Ya Rasulallah

Sen hâlâ kırk yaşındasın

Ve hâlâ ümmetinin başındasın...

DURSUN ALİ ERZİNCANLI

100 den Fazla Kitap İçin Buraya Tıklayınız!

  Almanya içinden arayanlar için: medyum

  Tel: 0231-2289690 Tel: 0176.2001 53 08

  Almanya dışından ve Türkiye'den   arayanlar:

  Tel:0049-176-2001 53 08

 

  E-Mail: infohoca @googlemail.com

Ana sayfa

Büyü-Sihir

Korku

Nazar

Cinli Hastalar

Vefk ve Tılsım

Şifalı Bitkiler

Çalışma Konuları

Güzel Sözler

Rüya Tabirleri

Zeka ve Başarı

Eserlerim

Satılık - Emlak

Aşk Duaları

Kitap Sipariş Ver!

Miskianber Mürekkebi

Medyum

Cenaze Hizmetleri

Talebelere Yardım

Banka Hesap No

Ziyaretçi Defteri

E-Mail - İrtibat

Şiir köşesi

Şerefli İnsan

Daha kuran ne desin!

Anneme Mektup

Anadolu Gezisi

Sessiz Gemi

Anneciğim

Otuz beş yaş

Sakarya Türküsü

İstiklal Marşı

Bu Dünya Kimin?

Kırk Yaş Şiiri

Anneciğim

Veda Hutbesi

Can Sevgili

İbretler ve Öğütler

Samimi İhlas

Ahiret Hava Yolları

Mevlana'dan Öğütler

Nasihat

Dualar ve Zikirler

zikir - Lâilâhe illallah Selatı Münciye

Kutsal Aylar ve Günler

Hıdırellez Günü

Mevlit Kandili

Önemli Linkler

Yayınevleri

Emlak

Kitap-Baharat-Yayınevi